COĞRAFİ İŞARET İLE KATMA DEĞER YARATMAK

 

SEDA GÖK TİCARET GAZETESİ ANKARA TEMSİLCİSİ

Coğrafi işaret tescil başvuruları pandemi dinlemedi. Son altı aylık dönemde 230 başvuru yapıldı. Coğrafi işaret alabilecek 2 bin 500 ürün var. Bunun yaklaşık 20 milyar dolarlık pazar potansiyeli olduğu tahmin ediliyor.

Türk Patent ve Marka Kurumu’na 2020’nin ilk 9 ayında 325 coğrafi işaret başvurusu gerçekleşti. Bugün Türkiye’nin sahip olduğu 547 tescilli coğrafi işaretli ürün toplam pazarının ise 1.5 milyar Euro’ya denk geldiği ifade ediliyor.

Türkiye coğrafi işaretli ürünlerini korumak için ülkelerle iş birliklerine de gidiyor. Bu arada coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarının tescili, denetimi ve turizm değerine dönüştürülmeleri amacı ile özellikle kalkınma ajansları tarafından mali destekler veriliyor.

Dünyada coğrafi işaretli ürün pazarının büyüklüğünün ise yaklaşık 200 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. AB coğrafi işaretli ürün pazarının ise 77.6 milyar Euro olarak belirtiliyor.

Türkiye yiyecek ve içecek sektör büyüklüğü ise yaklaşık 250 milyar Euro boyutunda. Bu da coğrafi işaretlerin yaklaşık 10 milyar Euro pazar potansiyeli olduğunu gösteriyor.

Yapılan araştırmalarda tescilli coğrafi işaretlerin ortalama yüzde 25 daha yüksek değer sağladığı tespit edildi. Tescilli coğrafi işaretlerin benzerlerinden farklı olarak fiyatları 3-4 kat yüksek olabiliyor. 2017’de 28 AB üye ülkesinde kayıtlı toplam 3 bin 207 ürün temel alınarak yürütülen çalışmanın sonuçlarına göre ‘Coğrafi İşaretler’ ve ‘Geleneksel Ürün Adı’ tescilli ürünler pazarlamada ve satışların artmasında üreticiler için net bir ekonomik fayda sağlıyor. AB’de tescilli ürünlerin satış hacmi ve satış fiyatının, tescilli olmayan ürün ile kıyaslanarak hesaplanan değer pirimi tarım ve gıda ürünleri için 1.5 olarak belirtilmiş. Bu sonuç coğrafi işaretli ürünlerin benzerlerine kıyasla yüzde 50 oranında daha yüksek fiyatla satılabildiğini gösteriyor.

Türkiye’nin zengin coğrafyasının yanı sıra kültürel değerlerinin de bir yansıması olan coğrafi işaretler konusunda farkındalık her geçen gün artıyor. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Türkiye’de hâlihazırda 547 tescilli coğrafi işaret var. Bunlardan 334’ü mahreç işareti, 208’i menşe adı olarak tescilli. 663 coğrafi işaret başvurusunun inceleme süreçleri devam ediyor. 2020’nin dokuz ayında 325 coğrafi işaret başvurusu yapılırken, 77 tescil gerçekleşti. 5 Ekim tarihi itibarıyla tescilli coğrafi işaretlerin ürün gruplarına göre dağılımına bakıldığında toplam 145 adet tescille işlenmiş ve işlenmemiş meyve sebzelerle mantarlar ilk sırada yer aldı. Bunu 111 adet Cİ tesciliyle yemekler ve çorbalar, 76 adet Cİ tesciliyle fırıncılık ve pastacılık mamulleri, hamur işleri ve tatlılar izledi. Coğrafi işaretli ürünlerin illere göre dağılımına bakıldığında 30 adet tescille Şanlıurfa birinci, 29 tescille Gaziantep ikinci, 19 adet tescille İzmir üçüncü, 16 tescille Mersin dördüncü, 15 tescille Kastamonu beşinci sırada yer aldı. Başvurularda rekor 59’ar başvuruyla Gaziantep ve Konya’da. 32 başvuruyla Bolu ikinci, 28 başvuruyla Ankara üçüncü, 24 başvuruyla Diyarbakır dördüncü, 22’şer başvuruyla Afyonkarahisar ve Kastamonu beşinci oldu. Coğrafi işaretlerin tescil ettirenlere göre dağılımına bakıldığında 185 adet tescille ticaret ve sanayi odaları ilk sırada yer alırken, bunu 132 tescille belediyeler, 50 tescille ticaret borsaları, 35 tescille valilik, 17 tescille kaymakamlık, 15 tescille dernekler, 13 tescille ziraat odaları, 12’şer tescille esnaf ve sanatkar odaları, kooperatifler ve üretici birlikleri izledi.  Kanaat önderleri, coğrafi işaret başvuru sahibinin, ürünü tanıyan, üreten ve pazarlamasını yapan üretici birliklerinin veya kooperatiflerin olmasını tavsiye ediyor.