TÜTÜNDE ARGE VE AGRONOMİ YATIRIMI YAPTILAR VİRGİNİA VE BURLEY TİPİ ÜRETİMDE YENİ ÜS OLDULAR

SEDA GOK-OMER CELAL UMUR

Türkiye, dünya tütün üretiminde yedinci sırada yer alırken, oryantal tütün üretiminde dünya lideri…  Yaprak tütün ihracatında 2022 yılında 252 milyon dolar ihracatımızla dünyada 11’inci sırada yer alıyoruz. Sigara üretiminde vazgeçilmez yeri olan oryantal tütünün en önemli tedarikçi ülkesi konumundayız. Sektör, önümüzdeki yıllarda oryantal tütünün yanında büyük yapraklı Virginia ve Burley tipi üretimini de arttırıldığında hem üretimde hem de ihracatta daha üst basamaklara çıkmayı hedefliyor.

İHRACAT SOHBETLERİ’nin bu ay konuğu olan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, özellikle ihracatçı firmaların ARGE ve agronomi yatırımlarına odaklandıklarını söyledi. Umur ile sektördeki mevcut durum, gelişim trendi, yeni yatırımlar ve geleceği üzerine konuştuk.

Türk tütün sektörü; 2022 yılını 829 milyon dolar ihracat performansıyla geride bırakırken, 2023 yılında 900 milyon dolar ihracat hedefliyor. Bu yılın ilk sekiz ayı itibarıyla sektörün performansını değerlendirir misiniz? Bu hedefte revizyon söz konusu olacak mı?

Toplam ihracatımız Ocak Eylül döneminde, miktarda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1’lik azalışla 90 bin ton ve değerde yüzde 21’lik bir artışla 711 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatımızın bu döneme kadar olan performansından yıl sonunda 900 milyon doları geçeceğimizi düşünüyorum. 1 milyar dolarının aşılması üretimin miktarı ve kalitesiyle orantılı bir durum. Özellikle üretimde kalite ve çeşitlilik yakalanırsa ihracatımızdaki artış sürecektir.

Sezon başında Ege Bölgesi’nde 30 binin üzerinde üreticiyle 50-55 milyon kilogramlık bir sözleşme öngörüsü vardı. Bu rakamlara ulaşılabilecek mi?

Bu kontrata yazılan rakamlar zaten üretimde beklenen rakamların biraz üzerinde oluyor. Çünkü üreticiye biz o kontrata yazılan rakamın üzerinden bir avans ödemesi yapıyoruz. Üretici genelde üretebileceği en ideal koşullarda, en maksimum miktar neyse kontrata onu yazmayı tercih ediyor. 50-55 milyon kilogram arasındaki bir kontrat imzalarken aslında o kadar üretim olmayacağını bilerek imzalıyoruz. Bir üretici Ege Bölgesi’nde ortalama bin 350- bin 400 kilogram üretiyor. Böyle baktığınız zaman 40-42 milyon kilogram üretim bekliyorduk. O miktar hava şartları nedeniyle beklediğimizin de aşağısında kaldı. Mayıs ve haziran ayında Ege Bölgesi’nde mütemadiyen yağmur yağdı. Üretici istediği ekimi gerçekleştiremedi. Bu nedenlerden dolayı üretim beklenenin altında gerçekleşecek. 38 milyon kilogram civarında olacağını tahmin ediyoruz. Öngörülenden yüzde 5-7 az olacağını düşünüyoruz.

Üretimlerde firenin minimum olması için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konuda çok gelişme sağladık. Bundan 15-20 sene öncesine baktığınız zaman üretici kendi ürettiği ürünün tohumunu kullanarak üretim yapardı. Şimdi biz tohumun neredeyse tamamını sertifikalı tohum olarak üreticilere dağıtıyoruz. Bunun büyük faydasını gördük.

O tohumlar seçilirken hem verim bakımından hem de hastalıklara dayanıklılık bakımından en ideali oluyor. Normal hava şartlarında ekstrem bir durum olmaz ise fire sorunumuz yok denecek kadar az hale geldi.

Sektör bu süreci yönetmek için nasıl politika izliyor?

Hava tahmini yapmak çok zor. Agronomiye büyük yatırımlar yapıyoruz. Neredeyse tütün şirketlerinin tamamında Ar-Ge departmanı kuruldu ve bu Ar-Ge departmanları agronomi üzerine konsantre oldular. Ciddi yatırımlar yapıyoruz. İlerleyen süreçte bunun meyvelerini alacağız. Tarımın kurtuluşunu da bu çalışmalarda görüyoruz.

Bu çalışmaların geri dönüşlerini almak için ortalama takvim nedir?

Her projemiz ortalama 7-8 yıl sürüyor.

 

SEDA GOK-OMER CELAL UMUR3

İşletmeler cirolarının ne kadar bölümünü Ar-Ge’ye ayırdılar?

Yaprak tütün şirketleri buna ciddi insan ve kaynak yatırımı yaptı. Yaprak tütün ticaret belgesi olan şirket sayısı Türkiye’de 20 seviyesinde ve bunların 5-6 tanesi ihracat yapıyor. İhracat yapan şirketler daha fazla önem veriyor. Önümüzdeki günlerde tütünde Ar-Ge’yi daha fazla konuştuğumuz bir dönemi yaşayacağız.

Ağustos ayı itibariyle Türkiye’nin ihracat kilogram bedelinin 1,57 dolar iken bu rakam sizin ürününüz özelinde 3 dolar seviyede…Katma değerli üretim özelinde ülkeye yarattığı katma değeri değerlendirir misiniz? Bu konuda nasıl bir stratejik gelişim hedefliyorsunuz? Tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artış Ege Bölgesi’nde 26 bin olan üretici sayısının 30 bine yükselmesine zemin hazırladı. Üreticinin yeniden tütün ekimine yöneldiğini görüyoruz. Bu konuda yaşanan gelişmeleri değerlendirir misiniz?

Tütün diğer tarım ürünlerine göre çok daha zahmetli ve bakım gerektiriyor. Haliyle bu durum fiyatını da daha değerli hale getirmektedir. Sektörümüz yarattığı istihdam, ihracat geliri ve katma değer açısından, Türkiye ekonomisi için önemli bir konuma sahi. Yaprak tütün, ticari değeri en yüksek tarım ürünlerimiz arasında yer alıyor. Sektörümüzü başarıya ulaştıran potansiyelin temel etkenleri; dünya standartlarını rahatlıkla karşılayabilen üretim teknolojilerimiz, ürünlerimizin kalitesi ve üreticilerle yapılan sözleşmeli üretim olarak sayılabilir. Yaprak tütün üretiminde yapılan sözleşmeli üretimler sayesinde Türkiye’de toplam 5 bin civarında köyde tütün üretilmekte, yaklaşık 60 bin aile geçimini tütün üretiminden sağlıyor.

Tütün ihracatını ürün ve yaprak tütün özelinde değerlendirir misiniz? Ülke bazında ihracatta öncelikli ülkelerimiz ve odaklandığımız yeni pazarlar hakkında bilgi verir misiniz?

2023 yılının Ocak-Eylül döneminde 182 milyon dolarlık yaprak tütün ihracatı ve 529 milyon dolarlık tütün mamulü ihracatı gerçekleşti. Ülke bazında değerlendirecek olursak, yaprak tütün ihracatının en çok yapıldığı ilk 3 ülke; 44 milyon dolar ile Belçika, 31 milyon dolar ile ABD ve 14 milyon dolar ile Endonezya oldu. Mamul ihracatında ise 95 milyon dolar ile Irak, 34 milyon dolar ile Gürcistan 33 milyon dolar ile Azerbaycan ilk 3 ülkeyi oluşturdu. Bizim için mevcut pazarları kaybetmemek ve yeni pazarlar açılmak önemli. Ayrıca uluslararası sigara şirketlerinin alım politikaları da ticarete yön vermekte.

Türkiye’nin tütün politikası ve bu alanda yapılması gerekenlere ilişkin tespitlerinizi paylaşır mısınız? Katma değerli üretim konusunda yürütülen projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Tütün tarımına baktığımız zaman tarımsal anlamda diğer tarım ürünlerimizle rekabet eden bir ürün değil. Ege’de yetişen İzmir tütünü çok verimli toprak istemiyor.

Kurak arazide de yetişiyor. Sulama ihtiyacınız yok. Bu bakımlardan bu tip arazilere sahip köylerimiz için belki de tek gelir kaynağı. Zahmetli bir üretim… Mekanize etmek de kolay değil.

Mesela agronomi bakımından tütünü daha kolay kırmak için makineyle yapılabilecek bir yaprak üretilebilir mi? Ar-Ge özelinde bunlara bakıyoruz. Daha katma değerli üretime odaklıyız ve ümitliyiz.

Dünya pazarındaki yerimiz bugün itibarıyla nedir?

Amerikan orijinli Virginia ve Burley ile Osmanlı toprakları orjinli Oriental tip olmak üzere üç tip yaprak tütün var. Dünya trendi Amerikan harmanlı sigaraya yöneldi. Yani harmanı yüzde 70′e yakın Virginia tipi, yüzde 20′ye yakın Burley tipi ve yüzde 10 kadar da Oriental tipi tütün ile yapılıyor.

Oriental tip yüzde 10′luk payımız ile piyasada dünya lideriyiz. Siz Türkiye’de yaprak tütün üretiminde daha büyük bir oyuncu olmak istiyorsanız bu büyük tip tütünü üretmek zorundasınız. Şimdilerde buna da başladık. 2-3 senedir Türkiye’de hem Virginia hem Burley tipi tütün üretimleri ciddi bir ivme kazandı.

026A3516

 

Coğrafya olarak bu iki tipin üretimine odaklandığımız bölgeler nereler?

Virginia tipi Ege Bölgesi, Batman ve Adıyaman’da üretiliyor. Burley tipi Karadeniz’de Samsun ağırlıklı yapılıyor. Tütün yetiştirmeyi bilen yerlerde yapılıyor. Biz önümüzdeki günlerde daha ziyade Virginia tipiyle de ismimizden söz ettireceğiz.

10 sene önce 1-2 milyon kilogram olan Virginia tipi üretimi, bugün 15-20 milyon kilograma ulaştı. Sıfır olan Burley üretimi de bugün 2 milyon kilogram seviyesinde. Biz bunu hem üreticimiz olarak daha iyi yetiştirmeyi, daha kaliteli yetiştirmeyi öğreniyoruz. Bizler bunu alıp ticaretini yapanlar olarak nasıl işlememiz gerektiğini, üreticiye nasıl yardım edebileceğimizi öğreniyoruz.

Bunu yaptığımız zaman, şu anda bunun daha ihracatı başlamadı, iç piyasa için yapılıyor. Başarılı olursak, o zaman önümüz çok açık. Oryantal tipi tütün 10 ile 18 santim arasında bir tütün. Amerikan yaprakları ise 50-60 santim tütünlerdir.

Hem mekanik olarak kırılabiliyor hem çok daha kolay kurutuluyor. İşçiliği oriental tütüne göre daha kolay ve daha verimli. Dolayısıyla üreticinin tercih edeceği bir ürün. Siz bir dönüm arazide oriental tütünde ortalama 120 kilogram verim elde ederken, bu iki tip tütünde 300 kilogram elde edebiliyorsunuz. Üretici bu tip tütünleri üretmeyi de sevdi.

2021 yılında Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu kurdunuz. Sürdürülebilirlik konusunda UR-GE projesi başlattınız. Bu çalışmaları anlatır mısınız?

Sürdürülebilirlik birliğimizin gündeminde oldukça önemli bir yer tutuyor. Yaprak tütün ihracatında sürdürülebilir üretim ve ihracatın sağlanması amacıyla birliğimiz üyesi yaprak tütün ihracatçısı firmalarının temsilcilerinin katılımıyla sürdürülebilirlik çalışma grubunu kurmuştuk. Tütün tarımı ile ilgili çeşitli konularda çözüm ve proje önerilerinin görüşüldüğü çalışma grubunun çalışmaları doğrultusunda üretim, çevre, altyapı, işgücü, tütün tarımında su kullanımı gibi alanlarda çeşitli sosyal sorumluluk projeleri oluşturuyor. Yine bu alanda oluşturduğumuz UR-GE projesi gibi mevcut projelerimize devam ediyoruz.  Sürdürebilirliğin üretimden ihracata kadar her alanda tartışılmaz bir unsur haline geldiği günümüzde, yaprak tütün tarımı ve ihracatının sürdürülebilir bir üretim ekosistemde sağlanabilmesi için, birliğimizden çıkarak hayata geçecek fikirler, büyük önem taşıyacak.

420a29ba-7f68-4e41-82af-a7248d0604d6

Kayıt dışı tütün ticareti yaygınlaşıyor. Bu konuda alınması gereken önlemlere ilişkin önerileriniz neler?  Bu yapının üretim planlaması ve ihracat bağlantılarına etkisini değerlendirir misiniz?

O kadar tehlikeli bir olay ki…Devlet için büyük vergi bizler için ise ihracatta potansiyel kaybı…Tüketici için de bir risk.

Fakat bunun ticaretini yapan insanlar, vergi falan ödemedikleri için bizlerin resmen verebileceği rakamların üzerinde rakamlar verebiliyorlar.

Çünkü ben ne verirsem, benim üzerime fiyat verebilecek yeri var. Benim sattığım, insanların sattığı ürünlerden vergi alınacak. Onların ki ise tamamen kaçak… Üreticinin bu ticaretin dışında kalmasını istemek veya sağlamak çok kolay bir olay değil. “O veriyor, sen de ver, sana satayım” diyor. Bu sorunu çözmek için devletle beraber ciddi çalışıyoruz. Engelliyoruz ama sıfıra indiremiyoruz. Bunun varlığını da kabul etmek zorundayız.

Denetimler mi yetersiz kalıyor?

Bu kadar büyük vergi olan ürünlerde bunu engelleyemiyorsunuz. Kayıt dışının bizim pazarımızdan aldığı payın ortalamada yüzde 15 ile 20 seviyesinde olduğunu tahmin ediyoruz. Bu durum milyarlarca TL vergi kaybına neden oluyor.

Gençler tarım sektöründen uzaklaşıyor. Sizde üretici profili nasıl, üretici bulma konusunda sorunlar yaşanıyor mu?

Parçalanmış arazi yapısının getirdiği sıkıntılar yaşanıyor. Arazilerin belli bir büyüklükte olması gerekiyor ki üretimde kalabilsin. Ölçeklerin büyümesi gerekiyor.

Tohumculuk alanında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Uzun yıllardır Ege Tütün İhracatçı Birlikleri ihracatçı üye firmalarımızın talepleri doğrultusunda, Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında faaliyet gösteren EDEKATAŞ firması kontrolünde tescilli, kaliteli tohum üretimine devam etmekte. Proje kapsamında çok başarılı bir şekilde alıcı taleplerine uygun yaprak tütün tohumu ıslahı yapılıyor.

 

Celal Bayar Üniversitesi Akhisar Tütün Eksperliği Yüksek Okulu ile sektörün ilişkileri ne seviyede, kalifiye işgücü sorunu yaşanıyor mu?

Türkiye’de sektörün tek meslek yüksek okulu olduğundan CBÜ TEYO’yu çok önemsiyoruz. Oradan mezun olan arkadaşlar ileride bizim firmalarımızda çalışmaya başlayacaklar, dolayısıyla kalifiye mezunların yetişmesi için bizler de çeşitli seminerlerle destek olmaya çalışıyoruz. Yakın dönemde Yüksek Okul Müdürü Prof. Dr. Rana Kibar’ın üniversiteye rektör olarak atanması da bizi sevindirdi. Önümüzdeki dönemde CBÜ TEYO ile ilişkilerimiz daha da kuvvetlenerek devam edecek.

Eklemek istedikleriniz…

Dünyanın en aromatik, en kaliteli tütünlerini üretecek topraklarımız var. Tarıma olan ihtiyaç dünyadaki nüfus artışı olduğu sürecek. Tarımla uğraşan özel sektör şirketleri olarak Ar-Ge ve agronomiye odaklanırsak, Türkiye’nin bir sanayi ülkesi olmasının yanında, tarımda da kendine yetebilen ve başarılı bir ülke olacağına inancım tamdır.