DİJİTAL DİŞ HEKİMLİĞİYLE 1 GÜNDE TEDAVİ İMKÂNI

 

BASIN TOPLANTISI-1

Miadent Ağız ve Diş Sağlığı Tıbbi Direktörü Diş Hekimi Şener Tan, dijital görüntüleme teknikleri kullanımının diş uygulamalarında kalite ve başarıyı artırdığını söyledi. Miadent Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tarafından dijital diş hekimliği kavramı ve dijital gülüş tasarımına ilişkin bilgi veren Diş Hekimi Şener Tan, ortodonti, implant ve protez diş tedavisinde dijital teknolojilerin kullanımının giderek arttığını ve bu sayede diş tedavilerinin çok daha hızlı, yenilikçi ve daha kolay uygulanır hale geldiğini vurguladı.

Dt. Tan, dijital teknolojilerin diş hekimliğine sağladığı faydalardan birinin, bir işlem yapılmadan önce nasıl bir sonuç ortaya çıkacağını önceden tasarlama-görme imkanı vermesi olduğunu belirtti. Bu unsurun estetik diş hekimliğinden tedaviye kadar bir dizi işlemde kullanılabildiğini dile getiren Dt. Şener Tan, önceden alınan ölçüye dayalı laboratuvarda teknisyenlerce yapılan mock-up üzerinden gösterim sağlandığını hatırlatarak, bu uzun işlem yerine dijital görüntülemelerle hızla uygulanacak tedavi ve sonrasında istenen sonucun hekim tarafından görülebildiğini, hastaya da gösterilebildiğini anlattı.

“Dijital diş hekimliğinin protetik kısmı var yani estetik gülüş tasarımı ile alakalı olan kısmı var. Bir de implantoloji ile alakalı olan kısmı var” diyen Dt. Şener Tan, implantoloji kısmında sağlanan faydalardan en önemlilerinden birinin zaman olduğunu bildirdi. Dt. Tan, “Özellikle one-time dediğimiz tek seansta hastaya yapılacak implantın çapını, boyunu, eğimini sonrasında yapacağımız protezi hepsini dijital olarak planlıyoruz. Hasta koltuğa oturduğu seansta işlem mesela; diş çekilecekse, dişi çekiliyor. İmplant yapılacaksa, implantı yapılıyor. Üzerine de geçici protez yapılıp, hasta tek seferde koltuktan kaldırılabiliyor. Dijital diş hekimliğinin mantığı mümkün olan minimum zamanda maksimum işi elde etmek” diye konuştu.

Dt. Şener Tan, yapılan görüntüleme işlemini şöyle anlattı: “Guide tekniği (cerrahi rehber, cerrahi kılavuz) dediğimiz bu yöntemde, hastadan bir tomografi alıyoruz. Bir de hastanın ağız içini üç boyutlu kameralarla tarıyoruz. Tomografi ile bu taradığımız verileri birleştiriyoruz. Böylece hangi bölgeye, hangi çapta, hangi boyda, hangi eğimde, hangi açıda implant yerleştireceğimizi dijital olarak bilgisayar üzerinde planlıyoruz. Buna uygun bir rehber var. Bu cerrahi kılavuz hazırlanıyor, üç boyutlu-3D yazıcıyla görsel olarak basıyoruz. Hastaya hiçbir işlem yapmadan önce bunlar hazırlanıyor.”

İmplant tedavisinde diş etinin kesilmesi gerektiğini hatırlatan Dt. Şener Tan, bu görüntüleme ve model üretme sayesinde diş etinin kesilmesine gerek kalmadığını vurgulayarak, “Bu sistemde diş etini kesmiyorsunuz, sadece implantın geleceği nokta ona özel punch dediğimiz frezler var. Punch frezlerle diş etinin sadece o bölgesi açılıyor, o bölgeye implant konuluyor ve üzeri kapakla kapatılıyor. Böylece işlem sonrasında hiçbir kanama olmuyor, hiçbir cerrahi işlem yok. Laparoskopik implant cerrahisi de diyebilirsiniz buna” dedi.

Ortodonti tedavisinde de kullanılıyor

Dt. Şener Tan, guide sisteminin ortodonti tedavileri için de büyük fayda sağladığına dikkati çekerek “Ortodonti tedavisinde de görüntüleme ve model elde edildikten sonra dijital olarak tedavinin bitmiş hali uygulanıyor. Ona göre plaklar yapılıyor veya ortodonti tedavisi ona göre planlanıyor. Yine işlemin bitmiş halini baştan görmüş oluyorsunuz. Ortodontik tedavide şeffaf plaklar bu şekilde hazırlanıyor. Hastanın ağız içini tarıyorsunuz, merkeze gönderiyorsunuz. Merkez ona göre aşama aşama plakları hazırlıyor. Hasta sadece plak takarak, tel takmadan dişler istediğimiz şekle getirilebiliyor” bilgisini verdi.

Dijital diş hekimliği dişçi fobisi olan hastalar için de avantaj sağlıyor

Dijital görüntüleme ve model üretme teknolojilerinin diş hekimliğinde kullanımının uzunca bir süredir var olduğunu ancak teknolojik gelişmeler ve sistemlerin hızlanmasıyla uygulamanın daha da iyileştiğini vurgulayan Dt. Şener Tan, elde edilen sonuçların kalitesinin de buna bağlı olarak geçmişe kıyasla çok daha iyi seviyelere ulaştığını anlattı. Dt. Tan, böylece tedavi başarısının da yüksek seviyelere geldiğini, hata olasılıklarının da minimum düzeyde olduğunu kaydetti. Dt. Tan, implant yapılmaması gereken hasta grubu dışındaki herkese bu görüntüleme teknolojisi kullanılarak uygulama yapılabileceğini belirterek, “Ben özellikle diş etinin kesilmesinden çok korkan hastalarda faydası olduğunu görüyorum. Bazı hastalar korkuyor ama bu yöntemle diş eti kesilmek zorunda kalınmadığı için hastanın tedirginliği de azalıyor” diye konuştu.

 

Bülbül: Dijital gülüş tasarımı kişiye özel bir uygulamadır

 

“Gülüş tasarımı” olarak popülerleşen tedavi hakkında bilgi veren Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Bülbül de tedavinin gülümsemesiyle ilgili estetik kaygıları olan insanların bu ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik olduğunu kaydetti. Dijital teknoloji ile ulaşılacak noktanın hastaya gösterildiğini ve öncesinde de hekimin yapacağı uygulamayı planlamasının sağlandığını belirten Doç. Dr. Mehmet Bülbül, “Dijital planlama çalışması fotoğraf çekimiyle başlar ve kişinin tüm kayıtları bilgisayar ortamına alınır. Alınan kayıtlar üzerinde özel bir program yardımı ile tasarım gerçekleştirilir. Tek seferde hastanın ağzından ölçü alıp, bunun dijital olarak tasarımını yaptıktan sonra CAD/CAM dediğimiz kazıma ünitelerinde üretim şansımız oluyor. Böylece ölçü almak, teknisyene göndermek, arada prova yapmak onların hepsini atlayıp, belki 6-7 günlük işi birkaç saatte tamamlamış oluyoruz. Tedavinin son halini, yüzde yüzünü göstermek çok mümkün olmasa da yüzde 80-90 bu işlemden sonra yüzünün, gülüşünün, görünüşünün, konuşmasının nasıl olacağını planlamış halde hastaya gösterebiliyoruz. Gülüş tasarımı kişiye özel olarak hazırlanan bir tasarımdır” dedi.  Geniş bir ekip olarak tedavinin planlandığını belirten Doç. Dr. Bülbül, bütün alternatiflerin ortaya konulmasıyla hastaya tercih hakkı sağlandığını anlattı.

 

Sütçü: Hastalar bütüncül olarak ele alınıp, estetik olarak optimum düzeye taşınabiliyor

 

Yapılan çalışmalarda insanların gülüş pozisyonuna geçtiği zaman en çok dikkat edilen noktaların gözler ve dudaklar-dişler olduğuna işaret eden Dişeti Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serdar Sütçü, sadece dişlerin tedavi edilerek estetik bir görüntü sağlamanın söz konusu olamadığını, insanların yüzünün bütününe bakarak bir tedavi istediğini kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Serdar Sütçü, “Dolayısıyla bu estetiği artık sadece güzel dişlerin yapılmasıyla bağlantılayamıyoruz, tek bir faktöre indiremiyoruz. Burada diş etlerinin durumu, ağzın köşelerinin lokalizasyonu, dudakların konturları, diş etlerinin pozisyonları, asimetriler, estetikler, hepsi işin içine giriyor. Dijital diş hekimliği, bize baştan sonucun ne olacağını gösteren, hastanın dudak köşeleri, dudak konturları, diş eti formları bunların hepsinin kombine yapılıp, uygulanacağı ve sonuçta burada istediği renk olsun, şekil olsun, boyut olsun, görünme oranları olsun hepsinin sağlandığı bir tasarıma dönüşüyor. En güzel nokta da, baştan sonucun ne olacağını kestirmek mümkün. Global anlamda yüz ile ilgili sadece dişler değil, dudaklar, dudakların dişlerle ilişkisi, yüze göre oranları bunların hepsinin değerlendirildiği bir uygulama şekli oluyor” diye konuştu.