‘HALK EKMEK’ MODELİ SÜTTE DE OLABİLİR Mİ?

GÜNDEME DAİR…

Süt, sadece hayvancılık sektörü için değil tarım için de en önemli ürünlerden birisi. Bilhassa büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi, kırmızı et üretiminde sıkıntı yaşanmaması ancak sütün istikrarlı, yeterli ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkündür. Türkiye’nin süt üretimi ve tüketim gerçeğine rakamlarla baktığımızda;  toplam süt üretimi 2017 yılında 20,7 milyon ton olurken, sanayiye aktarılan inek sütü miktarı aynı yıl 9 milyon 214 bin tondan 9 milyon 112 bin tona indi. 2014 yılında 348 milyon dolara kadar çıkan ihracat 2017 yılında ancak 336 milyon dolar oldu.

Gelelim süt fiyatlarına; üretici 1 litre süt sattığında en az 1,5 kilogram yem alabilmeli. Buna göre üreticinin eline litrede 1 TL 89 kuruş geçmesi gerekmesine rağmen üreticinin sattığı sütün ülke ortalaması litrede 1 TL 38 kuruş. Litresi 1 TL 5 kuruştan süt satılan illerimiz bile var. Yani üreticinin yaşaması için çiğ süt fiyatlarının artırılması önemli.

Öte yandan üretiminde dünyanın ilk 10 üreticisi içinde yer alan Türkiye’de süt içme oranı Avrupa ülkelerinin dörtte biri kadar… Kişi başı süt tüketimi yıllık İngiltere’de 100, İtalya’da 63, Finlandiya’da 139, İsveç’te 111, Fransa’da 68 Romanya’da 75 litre iken Türkiye’de 24 litre seviyesinde kalıyor. Türk halkı günlük ortalama yalnızca 66 ml süt içiyor. Yani ayda yalnızca 5 bardak süt içiyoruz. Türkiye’de haneye giren süt miktarlarına bakıldığında ise en fazla hane başına süt tüketimi 122 litre ile Akdeniz Bölgesi’nde gerçekleşiyor. En düşük hane tüketimi ise 74 litre ile Karadeniz Bölgesi’nde.

Peki süt tüketimini artırmak için ne yapmalıyız?

Son dönemde büyük ve küçükbaş hayvancılıkta sorunların devam etmesi nedeniyle, Türkiye’de üretilen sütün yarısından fazlası tüketilemiyor.

Süt tüketimini artırmak için önemli bir enstrüman olan okul sütü programı tüm yıla yayılmalı. Bu proje ortaokul ve liselerde de yaygınlaştırılmalı. Hatta peynir ve yoğurt gibi süt ürünleriyle çeşitlendirilebilir mi? bu soruya cevap aranmalı.

Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında süt ve süt ürünleri tüketiminin artırılması teşvik edilmeli. Öğrenci yurtlarında, askeri birliklerde, cezaevlerinde, çocuk esirgeme kurumlarında süt ve süt ürünleri tüketimi özendirilmeli.

Özellikle belediyeler ve yardım kuruluşlarının desteği ile süte erişimi zor olan düşük gelirlilere yönelik çalışmalar yapılmalı. Ayrıca, belediyeler, halka makul fiyatlı süt ve süt ürünleri sağlamalı. Tıpkı, Halk Ekmek gibi “Halk Süt” uygulaması yapılabilir mi? İşte buna kafa yormamız gerekiyor.

Toplu yemek tüketiminin olduğu her alanda süt tüketimi, bilinçlendirme çalışmaları ile birlikte yürütülmeli. Çünkü bu tarz projelerde sütün heba olmaması çok önemli. Bu nedenle halka öncelikle süt tüketmesinin faydaları anlatılmalı.

Ancak bütün bu saydıklarımın başında üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için çiğ süt/yem paritesinin en az 1,5 olması için gereken tedbirlerin alınması önem arz ediyor. Süt ve süt ürünleri ihracatını destekleyici politikalar uygulanmalı, sektörün ihracat odaklı çalışması sağlanmalı.  Artık sadece yakın coğrafyaya değil Avrupalı ’ya da ‘Türk sütü’ içirmenin yollarını aramamız gerekiyor.